Koroner Arter Hastalığı

Kalbi besleyen damarlar koroner arterler olarak bilinirler. Bu damarların iç cidarları özel bir hücre tabakası ile kaplanmış ve pürüzsüzdür. Çeşitli risk faktörlerinin etkisi ile -ki bu risk faktörleri; genetik, cinsiyet, yaş, metabolik sebepler, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, diyabetes mellitus, sigara kullanımı, stres, sedanter yaşam tarzı olarak belirtilebilirler- damar iç cidarında içi lipid dolu plaklar, yani damar sertliği odakları zaman içerisinde oluşabilir. Bu plaklar damar içerisinde darlık ortaya çıkaracak kadar büyüyecek olursa, hastada göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi belirtiler ile kendini gösterebilir. Damarı tamamen tıkayacak kadar büyürse kalp krizine yol açabilir. Ancak şu gerçek unutulmamalıdır. Kalp krizlerinin %30-40 kadarı damarda %50’nin üzerinde darlık oluşturmayan ve önceden herhangi bir belirti vermeyen plaklardan kaynaklanır. Bu yap dolu plakların ani olarak çatlaması ile damarın üst yüzeyinin bütünlüğü bozulur, vücut bir yaralanma ile karşı karşıya kaldığını düşünerek çatlayan plağın olduğu bölgede pıhtılaşma hücrelerinin ve diğer pıhtılaşma materyalinin hücum etmesini sağlar. O bölgedeki yaralı alana biriken bu hücreler ve ince fibriler yapılar mekanik olarak damarın tıkanmasına sebep olur. Dakikalar içerisinde tıkanan o koroner damarın beslediği kalp bölgesinde ani kan sunumu bozulur ve doku nekroza yani gangrene gider. O sırada hastanın hissettiği en önemli belirti göğüs ağrısıdır. Genellikle baskı tarzında, sırta, sol kola daha çok olmak üzere her iki kola, çeneye veya mide bölgesine yayılan karakterde bir ağrıdır. Şikayetler mide problemleri ile de karıştırılabilir. Özellikle kalbin alt bölümünü besleyen koroner arterlerdeki daralma veya tıkanıklık mide hastalıkları ile karıştırılabilir. Böyle bir şüphe ortaya çıktığı zaman hastanın kliniği, hemen çekilen bir EKG ve kan tahlillerinde kalp kası hasarına işaret eden bir takım maddelerin anormal seviyede çıkması kalp krizi tanısını koyabilmemizi sağlar. Damara müdahale ne kadar erken olursa ve damar ne kadar erken açılacak olursa, hasar gören kalp kası kütlesi de o kadar azaltılabilmiş olur. Bu nedenle böyle bir durumda, “acaba geçecek mi, biraz bekleyeyim belki de azalır” umuduyla vakit kaybetmek, tedavinin gecikmesine sebep olur. Bu belirtileri hisseden ve şüphelenen kişi en yakın hastanenin acil servisine başvurmalıdır.

KORONER ARTER HASTALIĞININ ERKEN TEŞHİSİ

Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda tahmin edilebileceği gibi en ideal olan koroner arterlerin pürüssüz yüzeyinin bozulmasının engellenmesidir. Koroner arter hastalığı uzun bir süreçte ortaya çıkar. Düzeltilebilen risk faktörlerinin normalize edilmesi bu riski azaltır. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigara kullanımının olmaması, hipertansiyonun tedavisi, şeker hastalığının erken teşhisi ve tedavi edilmesi, yaşamsal tedbirlere rağmen yüksek kolesterol ve trigliserid seviyelerinin tedavisi en önemli tedbirlerdir. Böylece kalp damar hastalığı riski minimalize edilebilir.

Bir sonraki aşama ise oluşmuş damar sertliğinin, içi yağ ve kalsiyum yüklü plakların büyüme hızının azaltılması, durdurulması, hatta geriletilmesidir. Damar sertliği süreci başlamış ise bile az önce belirttiğim yaşamsal tedbirler ile kalp krizi geçirme riski, damar iç cidarındaki yağlı plakların çatlayıp içine pıhtı birikme olasılığını azaltır. Tabi bu süreç başlamış ise ilaçlar da tedaviye eklenerek sürecin hızı yavaşlatılabilir.

Eğer damar sertliği kalp kası beslenmesini bozacak kadar ilerlemişse, belirttiğim yaşamsal tedbirlere ilave olarak ilaç tedavisi, damarı genişletip kalp kasının beslenmesini artırmaya yönelik stent, koroner by-pass gibi girişimsel işlemlerin gündeme gelmesi söz konusu olur.

Bazı hastalarda damar sertliği başladığında ve damar iç cidarında genellikle %50 ve üzerinde darlık oluşturduğunda hastada belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Darlığın daha az olduğu zamanlarda hasta genellikle istirahat halinde rahattır. Darlık biraz daha önemli ise özellikle yokuş çıkarken, merdiven çıkarken veya ağır yük ile yürüdüğünde göğüs ağrısı ve eşlik eden bulgular ortaya çıkmaya başlar. Darlık daha da ilerlediğinde düz yolda yürürken de ağrı ortaya çıkar. Hasta bir müddet dinlenir, ağrı geçer, yürümeye başlayınca genellikle ağrı tekrar belirir. Daha ileri darlıklarda istirahatte de ağrı hissetmeye başlar. Ani damar tıkanıklığında ise yine acil başlangıçlı, şiddetli, genellikle terlemenin eşlik ettiği ve beklemekle geçmeyen ağrı kendini gösterir. Son durumda acil olarak tedavi edilmezse geri dönüşü olmayan kalp kası hasarına neden olan kalp krizinden (Miyokard Enfarktüsü) söz edilmektedir. Daha önceki durumlarda ise ivedilikle müdahale edilmezse kalp krizine davetiye çıkarmak mümkündür. Tabi ki asıl önemli olan koroner arter hastalığı bu aşamaya gelmeden önlemek, fark etmek ve tedavi etmektir. Biz Kardiyologların en önemli görevi bu süreç öncesinde takip ve tedaviye müdahil olup gerekeni yapmaktır.

KORONER ANJİYOGRAFİ:

Koroner anjiyografi damarlardaki darlıkların varlığını ve derecesini belirlemek, kalp kasının fonksiyonu hakkında fikir sahibi olmak, kalp kapak hastalıklarının tanısı ve uygulanması gerekn tedavi seçimi konusunda bilgi edinmek üzere kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. Kasık veya kol atardamarına yerleştirilen plastik bir kılıf içerisinden plastik uzun, içi boş ince kateterlerin kalp damarlarına kadar ilerletilmesi ve ve bu kateterler aracılığı ile opak madde verildiği sırada bir röntgen cihazı ile kalbin hareketli görüntülerinin alınması ve damarların iç cidarının görüntülenebilmesi metodudur. Bir teşhis yöntemidir. Buradan edinilen bilgiler doğrultusunda hastaya yapılması en uygun tedavi metodu belirlenmiş olur.

Diğer teşhis yöntemleri:

Intravasküler Ultrason (IVUS) Kalbi besleyen koroner arterlerin içerisinin ultrason ile görüntülenmesi ve darlık hakkında daha ayrıntılı bilgi edinilmesini sağlar.

Optik Koherans Tomografi (OCT); Özel bir ışık kaynağı ile damarın iç çeperi ile ilgili bilgi verir.

Fraksiyonel Akım Rezervi (FFR); Kan akımının darlık öncesi ve darlık sonrası akımının oranlanması ile görüntülenen daralmanın ciddiyeti konusunda bilgi edinilmesini sağlar.